Almanya Avrupa’da Eğitim Merkezi
Yüksek lisans eğitimimi 2005/2006 eğitim döneminde, Münih Teknik Üniversitesi (Almanya), Augsburg Üniversitesi (Almanya), Max-Planck Enstitüsü Fikri Mülkiyet Enstitüsü (Almanya) ve George Washington Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin (ABD) ortak girişimi olan MIPLC-Munich Intellectual Property Law Center’da (Almanya), Fikri Mülkiyet ve Rekabet Hukuku alanında yaptım. Bu eğitim programına, Türkiye’de kamu, üniversite ve özel sektörden genç profesyonellerin Avrupa Birliği ülkelerinde belli bir süre eğitim görmesini, buralarda yaşam tecrübesi edinmesini ve böylece Türkiye’de AB’ye dair bilincin artırılarak insan kaynaklarının geliştirilmesini hedefleyen Jean Monnet Burs Programı aracılığıyla katıldım.
Yurt dışında almış olduğum bu eğitimin bana kariyer, kişisel gelişim ve akademik ilerleme açısından çok önemli katkıları olduğunu düşünüyorum. Öncelikle, Türkiye’de sınai mülkiyet haklarının korunması konusunda faaliyet gösteren bir kurumun çalışanı olarak, fikri mülkiyet hukuku alanında eğitim almak benim en büyük hedeflerimden birisiydi. Almanya, gerek bilim, teknoloji, ekonomi ve dolayısıyla fikri hakların korunması bakımından dünyanın gelişmiş ülkelerinden biri olması ve Kara Avrupası hukuk sistemine sahip olması, gerekse de fikri haklar konusunda en önemli uluslararası kuruluşlardan biri olan Avrupa Patent Ofisi’ne ev sahipliği yapması nedeniyle, hedeflediğim eğitimi alabileceğim en iyi ülkelerden birisiydi. Eğitim boyunca farklı kültürlerden gelen öğrencilerle bilgi ve tecrübe alışverişi yapmak, Almanya’nın önde gelen sanayi kuruluşlarından birinde staj yapma imkanına kavuşmak, farklı eğitim metotlarını tanımak, araştırma yeteneklerimi geliştirmek, çalışma alanımdaki literatüre daha hakim olmak ve konusunda uzman akademisyen ve uygulayıcılardan global ve karşılaştırmalı bir eğitim almak benim için eşsiz bir tecrübe oldu. Ayrıca, eğitim süresince dünyanın farklı ülkelerinden gelen öğrencilerle ve akademisyenlerle iletişim kurarak, kariyerim için ilerde faydalı olabilecek profesyonel ilişkiler geliştirme fırsatına da kavuştum. Şu anda, program süresince edindiğim bilginin önemli bir kısmını aktif olarak kullandığımı ve yurt dışı tecrübesinin profesyonel gelişimimde en önemli basamaklardan birisi olduğunu söyleyebilirim.
Bu eğitimi Almanya’da almış olmamın benim için en önemli katkılarından birisi de programın eğitim dili olan İngilizce diline olan hakimiyetimi profesyonel ve terminolojik anlamda geliştirmenin yanı sıra, günlük yaşamda aktif biçimde kullandığım Almancamı da ilerletme şansına sahip olmamdır. Bunların dışında, yurtdışı eğitimin kişisel ve kültürel gelişim açısından sayısız faydaları olduğunu söyleyebilirim. Örneğin Almanya’da kaldığım süre içerisinde farklı kültürleri, şehirleri ve insanları tanıma ve çok kültürlü bir ortamda yaşam tecrübesi edinme imkanı buldum. Geriye dönüp baktığımda belki de en büyük kazancımın, tanıdığım insanlar ve dostlarım olduğunu düşünüyorum. Ayrıca, tanıştığım insanlara mümkün olduğunca ülkemizi ve Türk kültürünü tanıtmaya da çalıştım.
Program sırasında beni en çok sevindiren şeylerden biri de Türkiye’de aldığımız eğitimin yurtdışında eğitim sürdürmek için yeterli olduğunu ve Türk öğrencilerinin dünyanın farklı eğitim sistemlerine sahip yerlerinde de başarılı olabileceğini görmek oldu. Münih, Almanya’nın kültürel ve ekonomik açıdan önemli şehirlerinden biri olması, doğal güzellikleri, rahat ve geniş bir metro sistemine sahip olması, bisikletle ulaşımın yaygınlığı, güvenliği ve öğrenciler için sağlanan sayısız aktiviteler bakımından yaşamak için ideal bir şehirdi. Almanya’da ve Münih’te kaldığım süre içerisinde elimden geldiğince Avrupa ve Alman tarihini ve kültürünü tanımaya, yeni yerler ve şehirler görmeye çalıştım. Öğrenci olmanın avantajıyla birçok müze, galeri ve sergi gezdim. Köklü bir müzik kültürüne sahip olan Almanya’da klasik müzik dinletileri ve operalara katılma fırsatı buldum. Çalışmalarımdan zaman bulduğum vakitlerde Alp dağlarına yakınlığı, gölleri ve büyük parklarıyla eşsiz bir doğa güzelliğe sahip olan Münih ve çevresindeki bölgeleri keşfetmeye ve sportif aktivitelere katılmaya çalıştım. Kısacası uzun süredir çalışan biri olarak, tekrar öğrencilik günlerine dönmenin keyfini yaşadım. Samimiyetle söyleyebilirim ki, yurtdışında eğitim her yönüyle eşsiz bir fırsat… Ben bu fırsatın sadece yurt dışında eğitim imkanı bulan öğrenciler için değil, ülkemiz için de çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu imkanı gerektiği gibi değerlendirerek ülkemize dönen kişilerin, ülkemizin kalkınmasında etkin bir rol üstleneceklerine eminim.
Dr. Elif Betül AKIN
Türk Patent Enstitüsü
www.turkishstudent.com.tr
