AÖF Sosyolojide Araştırma Yöntem ve Teknikleri Tüm Ünite Geniş Özeti
Felsefe ve Bilim
İnsanoğlunun aklını kullanarak çevresinde olup bitenler hakkının da düşünmesi doğa ve toplum hakkında bilgi sahibi olması e bu bilgileri bir sonraki kuşaklara aktarması bilim felsefe sayesinde olmuştur
Varlık Felsefesi (Ontoloji)
Varlık felsefesi varlığın yapısını özelliğini varlığın özel ve biçimsel niteliğini barlık yokluk problemini ve ruh madde ilişkisini ele almaktadır.
Bilgi Felsefesi (epistemoloji)
Bilgi felsefesi bilgimizin kaynağının ne olduğu sorusunu sorara nesnenin bilgisine ne ölçüde ulaşabilirciğimizi belirlemeye çalışır.
Bilginin türleri şunlardır
1- Bilim doğal ve toplumsal dünyayı açıklayan geçerli ve güvenilir bilgiler bütünüdür
2- Bilim, doğal ve toplumsal olgu ve olaylar hakkında deney gözlem ve test yoluyla elde edilen tutarlı ve düzenli bilgilerdir
3- Bilimsel araştırma yöntem ve teknikleri kullanılarak doğal ve toplumsal dünya hakkında elde edilen genel geçerli bilgilerdir
4- Olgu ve olaylar arasındaki ilişkileri belli bir teorik yaklaşım çevresinde açıklayan mantıklı ve tutarlı bilgilerdir
Bilimsel Bilginin Aşamaları
1- Araştırma konusunun ve problemin belirlenmesi:
2- Araştırma için uygun araştırma tipi yöntem ve tekniklerinin seçilmesi
3- Araştırma evreninin belirlenmesi ve örneklem seçimi
4- Veri toplama
5- Veri analizi
6- Bulguların yorumlanması ve rapor yazımı
Bilimsel bilginin özellikleri
Bilimsel bilgi doğal veya toplumsal dünyada olgular ve olgular arası ilişki lerin sistematik olarak incelenmesi sonucu elde edilen bir bilgi türüdür. Somut olgularla yola çıkılarak elde edilen bilgidir.
1- Olgusaldır
2- Mantıksaldır
3- Nesneldir
4- Açık ve nettir
5- Genelebilirdir
6- Geçerli ve güvenilebilirdir
7- Araştırma yöntem ve teknikleriyle elde edilir.
8- Eleştireldir
Yöntem Nedir
Yöntem (metot) en genel anlamda genellenebilir, geçerli ve tutarlı bilgiye ulaşmak için izlenmesi gereken yoldur.
Sosyolojide Bilimsel Yöntemin İlkeleri
1- Olgusallık: Yöntem somut gözlemlenebilir, test edilebilir olgulara yöneliktir
2- Uygun tekniklerin seçimi: uygun teknikler anket, mülakat vb. gibi olabilir
3- Nesnellik: Tarafsız ve nesnel olunmalıdır.
4- Değişim: Dünyadaki bütün toplumsal değişmelerle birlikte araştırmada elde edilen bilgiler de değişebilir
5- Teorik bakış açısı: Belli bir teorik çerçevede yönteme gidilir
6- Etik ilkeler: Araştırmada görüşülen kişilerin özel bilgilerinin gizliliğine ve kişilik haklarına dikkat edilmesidir
Teori Nedir
Teori (kuram) ise toplumsal gerçekliği anlaşılır hale getiren olguları ve olgular arasında karmaşık gibi görülen toplumsal ilişkileri sistematik olarak anlamamızı sağlayan kavramlar kümesidir.
Güçlü bir teorinin özellikleri; kavramları net kısa basit,eleştirel yeniliğe ve gelişmeye açık olmalıdır,olgular arasındaki görünmeyen dinamikleri açıklama gücüne sahip olmalıdır.
Teorik düzey, kavramsal düzey ve olgusal düzey arasındaki karşılıklı ilişki teorik yaklaşımı inşa etmektedir.
Aydınlanma
17. ve 18. yüzyılda batı Avrupa da gelişen birbirine bağlı felsefi bilimsel ve toplumsal alanlarda oluşan düşünce hareketidir. Kötüleştirici inançlardan arındırmayı özgürleştirmeyi geleneksel otoriteyi sorgulayan rasyonalist düşünceyi yükseltme yi amaçlamıştır
Akıl:
1- Empirizm: Doğa ve toplum hakkındaki bilgi ve düşüncenin empirizm yöntem olan deney ve gözlem yoluyla kavranmasına dayanan fikirdir
2- Bilim: Bilim bilginin en üst biçimi olarak kabul edilmiştir
3- Nedensellik: Akıl ve bilimin her duruma uygulanabilinesi e ilkelerinin her durumda geçerli olmasıdır
4- İlerleme: İnsan doğasının ve toplumsal yaşam koşullarının akıl ve bilimin kullanılması ile gelişebileceği ve ileri aşamanın iyi ve güzel olabileceği düşüncesidir.
5- Bireycilik: bireyin bütün bilgi ve eylemlerin başlangıç noktası olarak kabul edilmesidir.
6- Hoşgörü: Din inanç ırk, uygarlık farkı gözetmeksizin insanların aynı olması.
7- Özgürlük: Düşünce ifade özgürlüğünün savunulmasıdır.
9- İnsan doğasınnın aynılığı:
10- Sekülarizm: Dini otoriteye karşı durarak bağımsız ve laikliği savunmak.
Thomas khun ( Paradigma):
Paradigma, bilimsel değişimin doğası üzerine yaptığı çalışma sonucunda ortaya çıkmıştır. Dünya hakkında düşünce biçimimizi şekillendiren inançlar ilkeler değerler yöntemler ve varsayımlardan oluşan bir yapıdır
Aydınlanmanın Önemli Düşünürleri:
Montesquieu:
- Toplum ve yönetim biçimleri arasındaki ilişkiyi incelemiştir.
- Toplumu bir sistem olarak ele almış
- Toplumları akıl ve bilginin uygulanması yolunda nasıl ilerleyeceği hakkına yeni – - düşünceler geliştirmiştir
- İklim ve coğrafyanın ayrıca ahlak ve dinin toplumsal yaşan üzerindeki etkilerini açıklamıştır
- Gözlem ve olguları karşılaştırmış
- Tarihsel analiz yöntemlerini kullanmıştır
Voltaire:
- Bilim düşünce özgürlüğü sekülarizm ve adalet konularında çalışmalar yapmıştır
- Toplumları akıl ve bilginin uygulanması yolunda nasıl ilerleyeceği hakkında yeni düşünceler – geliştirmiştir
- Aklın ilerleme özgürleşme ve gelişme ile ilgili toplumsal politik ve ekonomik konularla – uygulanmasını bir arada içeren düşünce biçimi olan eleştirel rasyonalizmle de ilgilenmiştir
Hume:
- İnsan doğasının teorisini geliştirmiştir
- İnsan doğasının e eyleminin toplum içinde oluşturduğu toplumsal biçimli konusunda – incelemeler yapmıştır
- Mülkiyet ve güç arasındaki ilişkiyi araştırmıştır
Fergushon:
- İş bölümü ve yabancılaşma konularında çalışmalar yapmıştır.
- İş bölümünün ekonomik olduğu kadar toplumsal bir konu olduğunu belirtmiştir.
- İş bölümünü bütünsel bir süreç olarak ele almış uzmanlaşma ile küçük parçalara bölündüğünü uygulamış
- İnsanların düşünme ve araştırmaya ayıracakları zamanın azaldığını saplamıştır.
- İnsanların gelişimine katkı yapan sanayi devrimin aynı zamanda yabancılaşmaya yol açtığını ileri sürmüştür
Rousseau:
- Mülkiyetin işbölümü eşitsizlik ve toplumsal çatışmayla ilişkisini araştırmıştır.
- Toplumu organik bir bütün olarak ele almış
- İnsan dayanışlarını toplumsal kökenli olduğunu belirtmiştir
- İnsanların kendi çıkarlarından önce, ortak bir çıkar aracılığıyla bir arada bulunduklarını belirterek toplumun bir – sözleşmenin ürünü olduğunu ileri sürmüştür
- Toplumsal sözleşme kavramı ile toplumu oluşturan bireylerin iradelerinde daha büyük olan ahlaki ve kolektif bir – düşünce yaratan iyileşme eğilimini açıklamıştır
Devrimler
Bilimsel devrim: Newton’un evrensel yerçekimi yasasını keşfetmesi ile başlar Tanrı’nın yarattığı, hiyerarşik bir dünyadan bilimsel temel alındığı zamana geçişmiştir.
Fransız devrimi: Devrimler içinde en çok dünyayı kapsama niteliğine sahiptir. Geleneksel toplumlarda görülen karizmatik otorite(weber- kutsallık ve kahramanlığa dayanan) yerini kaybetmiştir. Eşitlik kardeşlik özgürlük hoşgörü ilkelerini doğmuştur.
Endüstri devrimi: Toplumların üretim güçlerindeki değişimi sonucunda Avrupa’da ortaya çıkmıştır
Modernizm
19. YY sonlarında ortaya çıkmış zamanla batı toplumlarında çeşitli sanat dallarında egemen olan sanatsal hareketi temsil etmektedir. Aydınlanma modernizesinin temelini oluşturur.
Modern Toplumların Oluşumu ve Özellikleri
1-Yeni yönetim biçimi olarak ulus devletle onun egemenlik ve meşruluk anlayış modern politik bir araç olarak bürokratik örgütlenmenin gelişimi
2-Tarıma dayalı üretim yerine endüstriyel üretimin yaygınlaşması
3-Hızlı kentleşme sürecinin yaşanması
4-Dinsel kurumların ve öğretilerin etkisinin zayıflaması
Pozitif Bilim
17.yy bilimsel devrimle birlikte doğa bilimleri içinde fizik, kimya gibi disiplinlerin kurumsallaşması sağlanmıştır.
Empirist Doğa Bilimi Anlayışı
1- Doğuştan bilgi yoktur, deney ve gözlemle bilgi kazanılır.
2- Gerçek bilgi deney ve gözlemle sınanabilir.
3- Bir oluyu bilimsel olarak açıklamak onun bilmesel bir yasanın somut bir örneği olduğunu göstermektir
4- Bilimsel nesnellik öznel yapılardan ayrıma dayanır
Pozitivizm ve Özellikleri
Pozitivizm , bilim sadece duyu organları ile algılanan gözlemlenebilir varlıklar ile ilgilendiği iddiası tarafından nitelenmektedir.
Pozitif bilimin temel özellikleri
1-Pozitivizm , empirist doğa bilimleri anlayışını kabul etmektedir. Empirist bilim açıklaması Pozitivizmler tarafından bilimsel bir toplum yaklaşımının modeli olarak benimsenmiştir.
2- Pozitivizm, bilimi en üst gerçek bilgi biçimi olarak görmektedir
3- Pozitivizm bilimsel yöntemin toplumsal hayatı araştıracak ve onun soyal bilim labilecek biçimde genişletebileceğini iler sürmektedirler.
4- Pozitivizm güvenilir bilimsel bilgilerin toplumdaki birey ve grupların davranışlarını kontrol etmekte düzenlemek aracılığıyla kullanabileceğini savunmaktadır.
Natüralizm (Doğacılık, neden sonuç ardışıklığı)
Doğa bilimleri ile sosyal bilimlerin farklılıkları
1- Sosyal bilimlerin araştırma nesnesi insan e insan grupları iken doğa bilimlerinin nesnesi doğa olguları ve süreçleridir
2- Sosyal bilimlerde araştırma nesneleri bilinçlilik özelliğine sahip iken doğa bilerlinde bu yoktur
3- Sosyal bililerde ahlaki ve siyasi değerler araştırmanın konunun seçimini etkileyebilirken, toplumsal açıklama değer ilişkisi içerebilirken doğa bilimleri değer yardıkları dışarıda bırakabilecek yöntemlere sahiptir
4- Doğa bilimleri araştırma nesneleri arsında dışsal bir ilişki bulunurken sosyal bilimlerde bunun yerine içsel bir ilişki bulunur. Zira araştırmacı toplumun aynı zamanda bireyidir. Onun içinde yatar.
Sosyoloji Disiplinin Oluşması
19.yy da bir bilim dalı olan sosyoloji aydınlanma düşüncelerinden etkilenmiştir. Sosyoloji pozitif bilim olarak kurulması sağlayan önemli isimler Bu idimler de modernizenin olumlu olumsuz yönleriyle ilgilenmişiler e sosyolojini gelişmesine önemli katkılarda bulunmuşlardır.
Auguste Comte:
1- Çalışmaları eleştirel rasyonalizmi (eleştirel akılcılığı) temel almıştır.
2- Yöntemsel açıdan doğa bilimleri ile sosyal bilimleri birliğini savunmuştur.
3- Bu düşünce biçim doğrultusunda modern toplum hakkında incelemeler yaparak toplumsal bir teori geliştirmeye çalışmışıdır .
4- Sosyolojinin araştırma nesnesinin bilimsel olması gerektiğini savunarak pozitivizmi benimsemiştir
5- Sosyolojinin kurucusu ve isim bası olarak kabul edilmektedir.
6-Gözlem, karşılaştırma ve deney yoluyla doğa bilimlerinde olduğu gibi toplumsal yasaları bulmayı amaçlamıştır.
7- Toplumsal düzeni yöneten yasalar anlamında kullandığı kavramın adı toplumsal statiktir
Saint Simon:
1- ( sanayi toplumu kavramın ortaya koymuştur.)
2- Teorik çalışmalarında gelecekteki toplumsal düzeni sanayi toplumu kavramıyla açıklamış işbirliği ve uzlaşmayı bu toplumun temel unsurları olarak tanımlamıştır.
3- Toplumu birbirleriyle işlevsel ve uyum içinde işleyen parçalardan oluşan bir bütün olarak ele almıştır.
4- Toplumun ekonomik ve politik sistemlerime bilimsel ve pozitif ilkeler üzerinde örgütlenmesi gerektiğini belirtmiştir.
5- Ayrıca gerçekliği savunmuştur.
Karl Marx:
1-19 yy da üretimin biçimi kapitalizmin analizi ile ilgilenmiştir.
2- Siyaset ideoloji din eğitim aile ile ilgilenmiştir
3- Çatışmalı bir doğaya sahip olduğunu düşündüğü toplumsal gerçekliği, görünenin ardından çekip çıkarmaya çalışan yöntem anlayışı ile bugün eleştirel olarak adlandırıla bilimsel yaklaşımın bir anlamda gelişmesine ön ayak olmuştur.
4- Yanlış bilinç, alt yapı, üst yapı kavramlarını kullanmıştır.
5- Tarihsel materyalizmi kullanmıştır
6- Diyalektiği kullanmıştır
7- Toplumların kendilerini hem maddi hem de toplumsal emek aracılığıyla ürettiklerini düşünür toplumsal tarih Marx’a göre çelişkiler taşıyan bir süreçtir
8- Toplumsal gerçekliği ve düzeni sadece anlamayı açıklamayı değil onu değiştirmek de gerektiğini ifade eder.
9- İdeolojiyi dünya ile ilgili bilgilerin çarpıtılmış hali olarak betimler.
10-karşılaştırmalı yöntemi kullanır.
Durkheim: Kolektif bilinç kavramıyla
1- Kendine özgü bireyleri aşan dışsal yapısal bir gerçekliğe sahiptir
2- Toplumsal olgular bireylerin üstüne ve üzerinde bir gerçekliğe sahiptir
3- İntihar toplumsal bir olgudur
4- Toplumsal olgular nedenleri toplumda aranmalıdır
5- Toplumsal olgular nesneler gibi ele alınması fikri kendisine aittir
6- Organik, mekanik, dayanışma kendisine aittir
7- Karşılaştırmalı yöntem kullanır.
8-Sosyolojik Yöntemin Kuralları eseri en iyi sosyoloji eserleri arasında gösterilmektedir.
9- Pozitivist bir sosyal bilimcidir.
10- Toplumsal olguları nesne gibi ele almıştır.
Max Weber: (Rasyonelleşme kavramıyla)
1- Nedensel, anlamacı, yorumlamacı ve karşılaştırmalı yöntemler kullanmıştır.
2- Yorumlayıcı veya hermeneustik olarak tanımlanan bilimsel yaklaşıma yakınlığını göstermiştir.
3- Bilim kurmak istediği sosyolojiye emprik nedense açıklayıcı nesnel ve etkinlik olarak bakar
4- İki tip aktör vardır,
a- Anında ve doğrudan gözlem yoluyla anlama
b- açıklayıcı anlama (nedensel anlamadır anlamlarını nedenleri açısından anlamaya çalışması)
5- Yöntemsel olarak ideal tip kullanır
6- Açıklamanın yanında anlamanın da sosyolojide olması gerektiğini savunur.
7- Açılamacı, yorumlamacı ve anlamcıdır.
Pozitivist Sosyal Bilim Yaklaşımı
1- Toplumsal gerçeklik rastlantısal değildir.
2- Sosyal bilimlerde açıklamaya dayalı benzer yöntemlerin kullanılması gerektiğini savunur.
3- Bilimle arasında kesin bir ayrım yapar. Bilimin değerlerden de tamamen bağımsız olduğunu öne sürer.
4- Toplumsal yaşamda davranışlar mutlak bir belirlenim altında olmasa da büyük ölçüde nedensel yasalar tarafından belirlenir.
5- Doğa bilimleri ile sosyal bilimler arasındaki fark çalışma konuları ve araştırma nesnelerinin farkından kaynaklanır. 6- Yöntemleri ise aynıdır ama konu ve araştırma teknikleri farklıdır
7- İnsanları ve toplumsal gerçekliği istatistiksel veya sayısal verilere indirgeyerek insan davranışları ile ilgili önceden 8- Öngörülebilirsek yasa benzeri önermelerde bulunması en çok eleştirilen yönlerden biri olmuştur.
Yorumlayıcı Bilim Yaklaşımı
1- Hermeneutik 19. yy ortaya çıkan bir anlam teorisi olarak bilinmektedir. Pozitivizme eleştirel bakar.
2- İnsan eylemleri ve insan eliyle yapılmış şeyleri ve yazılmış metinleri yorumlamaya yönelik bir teori ve yöntemdir.
3- Kökeni alman filozof Wilhelm Dilthey’dir
4- Toplumsal eylemlerin yalnızca doğa bilimsel yöntemlerle açıklanamayacağını bu bakımdan sosyolojide sınama yönteminin de kullanılması gerektiğini savunması; sosyolojik yöntemin özgün şekilde gelişimine önemli bir katkı olarak değerlendirilmektedir.
Eleştirel Sosyal Bilim Yaklaşımı
1- Kökeni Karl Marx’a dayanmakla birlikte Frankfurt Okulu tarafından geliştirilmiştir.
2- Toplumsal gerçeklik, çatışmalı bir gerçekliktir ve görünmeyen yapılar tarafından kontrol edilmekledir
3- Bilim, görüneni değil görünenin ardında yatan asıl gerçekliği ortaya çıkarmaya çalışan eleştirel sorulama sürecidir.
4- Doğru ve nesnel bilgiye ulaşmak için her türlü araştırma yöntemi kullanılmakta ve tarihsel karşılaştırmalı yöntemi kullanmayı tercih etmektedir.
5- Toplumsal gerçeklik, çatışmalı bir gerçektir ve görünmeyen yapılar tarafından kontrol edilmektedir.
6- Yorumlayıcı yaklaşım gibi bilimin değerden arınmasının mümkün olmayacağın savunur. Ancak doğru ve yanlış değerler olarak da değerlendirir.
SOSYOLOJİK YÖNTEMDE ÇAĞDAŞ TARTIŞMALAR
Pozivitizm ve Empirizme yönelik eleştiriler
1. Pozitivizm empirizme dayandığı için gerçekliği deneyimlenebilir olana indirgemesi tek bir bilimsel yöntem kabul etmesi ve tek doğru bilginin bilimsel bilgi olduğunu savunması açılarından eleştirilmiştir.
2. En yaygın eleştiri bilimsel yöntemin kapsamının toplumsal yaşamı içerecek biçimde genişletilmesi gerektiği düşüncesidir.
3. Empirizmin deneyimi çok ön plana çıkarması insan merkezli olduğu eleştirilerine neden olmuştur.
4. Empirizme yönelik diğer bir eleştiri de gözlem kavramıyla ilişkilendirilir. Bilgimizin dayandığı duyu verilerinin bütün yorumlardan arındırılmış deneyimler olduklarını savunurlar oysa ki yorumlarımız deneyimlerimizi etkileyebilirler.
5. Empirizme göre bilim gözlem, deney ve formel akıl yürütmeyle dünyayı gerçekte olduğu gibi araştırma girişimidir oysa deney, gözlem ve akıl yürütme süreçlerinin hepsi yorumlamayı da içerir
6. Pozitivizm’e göre bilimde veriler hamdır yorum içermezler, teorilerden bağımsızdır ve teorilerin nitelikleri vrilere göre belirlenir. Hangi teori benimsenirse benimsensin gözlem terimlerinin anlamı aynıdır. Oysa ki teoriler düşünmenin ortaya çıkardığı sorulara verilen mantıklı cevaplar olarak geliştirilirler, bu tür cevapların bulunması bilimsel hayal gücü ve yaratıcılık gerektirir.
POPPER VE ELEŞTİREL AKILCILIK
GELENEKSEL POZİTİVİZM’İN GÖRÜŞÜ
1-gözlem ve deney 1-problem(genellikle mevcut teori yada açıklamanın çözemediği problem)
2-tüme varımsal genelleme 2-önerilen çözüm, başka bir deyişle yeni bir teori
3-hipotez 3-yeni teoriden tümden gelim yoluyla test edilebilir önermeler elde edilmesi
4-hipotezi doğrulama çabası 4-sınama yani deney ve gözlem yoluyla yanlışlamaya çalışma
5-kanıtlama yada kanıtlayamama 5-rekabet eden teorilerden birinin tercih edilmesi
6-bilgi Popper eleştirel akılcılık modelini geliştirmiştir
- Popper’e göre bir teorinin empirik olarak test edilmesi o teoriyi destekleyen ya da doğrulayan
kanıtlar bulmak değil aksine sistemli bir şekilde yanlış olduğunu göstermeye çaılışmaktır.
- Bilimselliğin ölçütü bir teorinin hangi koşullarda yanlışlanacağının belirtilmiş olmasıdır.
- Bilimsel bilgini birikimi teorilerin doğrulanması yoluyla değil yanlışların ayıklanması yoluyla gerçekleşir.
- Popper’e göre teoriden bağımsız salt gözlem söz konusu değildir.
- Aynı zamanda popper tarihselciliğide eleştirir. Bu kademeli toplum mühendisliği görüşünün temelidir.
- Popper’e göre tarihselci kuramlar normal değişim süreçlerine kapalı oldukları için kapalı toplumlara yol açarlar, açık toplumlar ise etkinlik ve çoğulculuk üzerine kurulu olan liberal ve demokratik toplumlardır.
KUHN VE BİLİMSEL DEVRİMLER
- Paradigma, belirli bir bilimsel disiplinle paylaşılan teorik kabullerden, inceleme nesneleri hakkındaki ortak görüşten, dünyayı anlayış biçiminden ve bilimsel kurallardan oluşan, araştırmaları uzlaşma içinde sürdürmeyi ve değerlendirmeyi sağlayan yol gösterici bir kaynaktır.
- Normal bilim döneminde bilimsel bilgi, doğrulama ile yani bilimsel hipotezlerin duyular aracılığıyla doğrulanmasıyla birikir.
- Pozitivizm’e göre hiçbir açıklama belirli bir doğrulama ve açıklama mantığıyla temellendirilmedikçe bilimsel olamaz.
- Pozitivistler için son derece önemli olan doğrulanabilirlik ilkesine göre bir önerme ya da iddia sadece empirik olarak doğrulanabilir nitelikteyse anlamlıdır, aksi halde anlamsızdır.
- Kuhn’a göre bilim insanlarının problemleri mevcut bilgilerle çözmeye çalıştığı normal bilim dönemleri ve mevcut bilgilein sorgulandığı ve eleştirildiği bilimsel devrim dönemleri tarihsel olarak birbirlerini takip eder.
- Kuhn’un görüşü büyük ölçüde iki bilimsel devrime dayanmaktadır. Birincisi Aristocu paradigmanın yerine Kopernik’le başlayan Newton’la doruğa ulaşan Newtoncu paradigmanın hakim olması, ikincisi ise 200.yy başlarında Nevtoncu paradigma yerine kuantum mekaniğine ve Einstein’ın görelilik teorisine dayanan yeni bir paradigmanın hakim olmasıdır.
- Bilimsel problemler belirli bir paradigma içinde çöözüldükçe paradigma daha da güçlenir ve paradigmayı paylaşan bilim insanlarının sayısı artar. Böylece her sorunun bu paradigma içinde çözüleceğine inanılır. Paradigma hakimiyet kazanır ve eleştirilmez.
- Farklı paradigmaları uygulayanlar dünyayı farklı şekilde gördükleri ve farklı dillerden konuştukları için paradigmaları karşılaştırmak ya da kıyaslamak mümkün değildir.
LAKATOS VE ARAŞTIRMA PROGRAMLARI
- Popper’in öğrencisi olan Lakatos, “eleştirel akılcılık” yöntemini temelde doğru bulur ama yanlışlaşanın tek başına yetersiz bir ölçüt olduğunu düşünür.
- Kuhn’un “paradigma” kavramına benzer şekilde Lakatos “araştırma programı” terimini kullanır.
- Bilimsel bir araştırma programı kurallar, formüller ve empirik araştırma konuları sağlar, araştırmacıların etkinliklerini bir araya getirir ve yönlendirir.
- Uzun vade de, araştırma programları doğrulanabilecek tahminler ürettiği sürece başarılı oldukları, bunu başaramadıklarında ise dejenere oldukları kabul edilir.
- Lakatos bilimsel gelişmenin Popper’in ileri sürdüğü gibi yanlışların ayıklanmasına değil, bir teorinin diğer teorilerin yerini almasına bağlı olduğunu belirtir. Bunun için teorilerin karşılaştırılması gerekir, olguyu açıklayabilen ve daha fazla bilgi içeren tercih edilir.
FEYERABEND VE GÖRELİLİK
Ü Feyerabend’in geliştirdiği epistemolojik anarşizim teorisi bilimin ilelemesi ya da bilgini birikimini yöneten istisnasız yöntemsel kurallar olmadığını öne sürer.
- Bilimsel düşüncenin gelişmesi genel olarak kabul edilen bilimsel yöntemi ihlal etmekle mümkündür.
- Ait olduğumuz geleneğin inanışları neyi gerçek olarak babul edeceğimizi belirler.
- Bilim özgürleştirici bir hareket olarak başlamış olsa bile baskıcı bir ideoloji haline gelmiştir ve toplumun diğer ideolojilerin etkisi altında kalmaktan korunması gerktiği gibi bilimin etkisi altında kalmaktanda korunmak gerekir.
ELEŞTİREL TEORİ, FRANKFURT OKULU VE HABERMAS
- Frankfurt okulu pozitivizm’in materyalizmin ve fenomolojinin sınırlılıklarını aşmaya çalışır.
- Frankfur üniversitesindeki bir gurup neo marksist eleştirel teori, sosyal araştırma ve felsefe alanında çalışan bilim adamlarından oluşan bir ekoldür.
- Pozitivizmi eleştirir ve diyalektik yöntemi savunur.
- Eleştirel teori anti indirgemeci, anti empirist ve anti pozitivisttir.
- Bunun temsilcilerinden habermas’ın çalışmaları eleştiren teoriyi zayıflatan bazı çelişkilerin üstesinden gelmiştir.
- Habermas rasyonelliği özerk öznelerle değil etkileşim halindeki öznelerle ve dilin kullanımıyla ilişkilendirir.
- Yöntemsel tutum olarak rasyonel yeniden inşa modelini benimser.
YAPILAŞMA TEORİSİ
• Yapının ikiliğini vurgular.
• Yapılar hem davranış biçimlerini belirler ve sınırlandırır hemde sınırlılıklar kadar olanaklar da sunarak davranışı mümkün kılar.
• Giddens tarafından ortaya atılan bu teoriye göre yapı ve eylem mikro va makro ayrılmaz bir şekilde birbiriyle bağlantılıdır. Ne aktörler belirli yapısal koşulların dışında seçimler yapabilirler ne de yapısal özellikler aktörlerin eylemleri sonucu oluşmak dışında bir şekilde var olabilirler.
FEMİNİST YÖNTEM
Ş Hem teori hem yöntemi içerir ancak tek bir teoriden ibaret değildir.
Ş Feminist bakış açısından, feminist olmayan çalışmaların çoğu erkeklerin sorunlarına odaklanan ve erkek bakış açısını kullanan cinsiyetçi araştırmalardır, kadınların nasıl özgürleştirileceği konularında tek bir bakış açısını paylaşmazlar
Ş En ayırt edici özelliği politik olmaları, geleneksel sınırı aşmaya ve toplumsal değişim yaratmaya çalışmalarıdır. Feminst araştırmaların özellikleri;
1. Cinsiyetciliği reddeder.
2. Cinsiyet ve güç ilişkilerini göstermeye çalışır
3. Araştırmacının duygu ve deneyimlerini araştırma sürecine dahil eder
4. Esnektir
5. Duygusallığı ve bağımlılığı vurgular
6. Eylem yönelimli araştırmalardır
7. Feminist değer ve bakış açısına sahip olmalıdır
POST YAPISALCILIK
- 1960’larda Fransa’da ortaya çıkan dil merkezli disiplinler arası bir yaklaşımdır.
- Yapısalcılara göre dil birimleri arasındaki sistematik, sonlu ve sabit ilişkilerden oluşmaktadır, post yapısalcılar ise dilin içindeki karşılıklı ilişkilerin sabit ve keskin olmadığını akışkan, açık uçlu ve değişken olduğunu bu nedenle de dilin yapısalcı bir analizle çözümlenemeyeceğini öne sürerler.
- Post modernizm gibi post yapısalcılıkta aydınlanma düşüncesine karşı çıkar. Aydınlanmada ki bilgi, güç ve özgürlük ilişkisi anlayışı post yapısalcılıkta tersine çevrilir.
- Temsilcileri, Michel Foucault ve Jacgues Derrida’dır.
POSTMODERN ARAŞTIRMA
Ş Postmodernizm’e göre hiçbir şey kesin değildir, hiçbir şey belirlenebilecek kadar uzun süre kalmaz
Ş Bilimsel anlamda bilgi yoktur, rasyonel düşünce söz konusu olabilir ama irrasyonel düşünceden daha önemli ya da daha öncelikli değildir. Özellikleri;
a. İdeolojileri, örgütlü inanç sistemlerini ve sosyal teoriyi reddeder.
b. Sezgiye, hayal gücüne, deneyim ve duyguya güvenir.
c. Anlamsızlık ve kötümserlik merkezidir.
d. Özneldir, görececidir, parçalanmışlık, kaos ve karmaşıklılığı varsayar
e. Bulunduğumuz zaman ve mekanı esas alır, geçmişi reddeder.
f. Nedensellik ilişkilerinin kurulamayacağını savunur
g. Araştırmaların gerçekte neler olup bittiğini asla doğru bir şekilde temsil edemeyeceğini varsayar
Ünite 4
Nicel Araştırma Yöntemlerinin Genel Özellikleri
- Sosyal ve fiziksel dünyanın aynı yöntemle incelenebileceğini düşünmesinden dolayı pozitivist yaklaşıma dayanır.
- Nicellik, bir şeyin sayılabilen, ölçülebilen veya azalıp çoğalabilen durumu, çokluk miktar anlamına gelir
- Nicel, ise nicelikle ilgili olan anlamına gelir.
- Tümden gelim ilkesi doğrultusunda teori ya da hipotezlerle başlar
- Ölçülebilecek nitelikte sayısal veriler toplar
- Bütüne ilişkin bilgisinden yola çıkarak henüz bilinmeyen paçalar hakkında çıkarımlarda bulunur
- Süresi nesnel değildir, araştırma hipotezleri e hangi veri toplama araçlarının kullanılacağı önceden belirlenir ve veri toplama – aşamasından itibaren bir daha değiştirilmez.
- Standartlaştırılmış veri toplama araçlarının kullanıldığı veri toplama teknikleriyle toplanır. Bu teknikler yapılandırılmış gözlem, yapılandırılmış görüşme, deney yarı-deney ve ankettir. Birden çok veri toplama tekniğinin kullanıldığı surveyler, en sık kullanılan nicel araştırma desenidir.
Nicel Araştırma Teknikleri
Araştırmacının verileri örneklemdeki kişileri doğal çevrelerinde gözlemleyerek ya da onlarla doğal ortamları içinde görüşerek topladığı araştırmalara genel olarak alan araştırması (saha çalışması) adı verilir.
Yapılandırılmış (denenmiş) Gözlem: Standartlaştırılmış veri toplama aracı ve nasıl gözlem yapılacağın içeren gözlem çizelgeleri ile yapılır.
Survey: Dikkatle göz gezdirmek, incelemek, yoklamak, teftiş etmek, haritasını çıkarmak ve yüzölçümünü ölçmek anlamına eglmektedir.
Anket: Olgusal sorular, yaş, cinsiyet, doğum yeri, meslek, medeni hal, gelir ve eğitim düzeyi gibi bireyin sosyal kişisel özelliklerini belirlemeye yönelik sorulardır.
Yarı deney: Önceden belirlenmiş hipotezlerin kontrol ve deney grubu seçilerek dış faktörlerin kontrol altına alındığı tekniktir.
Nitel Araştırma Yöntemlerinin Genel Özellikleri
Sosyal olguları içinde bulundukları sosyal bağlam içinde değerlendiren, sosyal eylemin arkasındaki nedenleri anlamaya ve yorumlamaya çalışan, zengin ve detaylı nitel verilerin toplanmasını ve sosyal aktörlerin bakış açılarının anlaşılmasını ve yorumlanmasını içeren yöntemdir.
Nitel Araştırma Yöntemlerinin Genel Özellikleri
- Sosyal gerçeklik anlayışı (sosyal gerçeklik birbiriyle etkileşimde bulunan sosyal aktörlerin amaçlı eylemleri yaratılır
- Sosyal araştırmanın amacı
- Araştırma katılımcı ve özneldir
- Araştırma doğal ortamda yürütülür
- Tümevarım ilkesi hakimdir
- Çalışılan durum ön plandadır
- İstisnalarla ilgilenir ve nispeten küçük örneklem gruplarıyla çalışır
- Verileri zenginliği içinde sunar
- Bulguların doğruluğu
Nitel Araştırma Yöntem ve Teknikleri
Derinlemesine Görüşme: Yapılandırılmamış Görüşme ya da Etnografik Görüşme olarak da adlandırılır. Az sayıda kişiden çok sayıda bilgi elde edilir. Kişi ne söylemek istiyorsa onu söylediği bir ortam yaratılı.
Odak Grup Görüşmesi: Bireysel görüşmelerde elde edilemeyecek sadece grup etkileşimi sonucunda ortaya çıkacak verilerle ulaşmak amaçlanır.
Yapılandırılmamış (Denetimsiz) Gözlem: Nicelde yapılan yapılandırılmış gözlemden farklı standartlaştırılmış olmamasıdır. İkiye ayrılır.
1- Katılımlı gözlem: İnsanların hangi davranışı neden yapığını anlamak açısından çok faydalıdır, ancak büyük gruplar üzerinde uygulanmaya uygun değildir.
2- Katılımsız gözlem: Standart bir veri toplama aracının kullanılmadığı, dışarıdan gözlemlediği bir tekniktir.
Yarı Yapılandırılmış Gözlem
Yaşam öyküsü: İnsan yaşamını bir bütün olarak ele alır e bireylerin yaşamlarının derinlemesine incelenmesi içerir.
Örnek Olay İncelenmesi ( Vaka Çalışması)
Doküman incelenmesi- İçerik analizi: Kitaplar, kanunlar sanat eserleri internet siteleri gibi insan iletişiminin kaydedilmiş biçimlerinin çözümlenmesini içerir.
Teori Kurma ( Grounded Teori) Gömülü teori olarak da bilinen bu teori, sosyal araştırmaları öndeden belirlenmiş teoriler üzerinde temellendirme baskısına karşı bir tepki olarak geliştirilmiş bir yöntemdir.
Nicel Yöntemin Güçlü Yönleri
- Evreni düzeyinde genellenebilir nitelikte ölçülebilir olması
- Toplumda bir bütün olarak var olan yapı e desenleri keşfetmeyi sağlaması
- Güvenilir veriler üretmesi
Nitel Yöntemin Zayıf Yönleri
- İnsan davranışını sosyal bağlamından kopardığı için davranışların arkasındaki nedenlerin anlaşılmasına olanak verilmemesi
- Sosyal bilimlerin konusu olan insanın davranışlarını ve yaşamını sayılara e soyut formüllere indirgemesi
- Hipotezlerde yer almayan değişkenlerin etkisini gözden kaçırmasıdır.
Nitel Yöntemin Güçlü Yönleri
- İnsan davranışının ve sosyal yaşamdaki değişim sürecini kendi bağlamı içinde ve bütüncül olarak anlamamızı sağlayacak zengin ve detaylı veriler sağlamasıdır.
Nitel Yöntemin Zayıf Yönleri
- Fazla öznel olması
- Sosyal olguları etkileyen ama sosyal aktörlerin bilgileri dışında işleyen süreçleri göz ardı etmesi
- Araştırmacıya bağlı olarak sonuçların değişebilmesi
- Veri toplama ve çözümleme süreçlerinin çok fazla emek ve zaman gerektirmesidir.
Nicel ve Nitel iki Yöntemi Bir Arada Kullanılmanın Amaçları
- Nicel veriler nitel verilerle elde edilenleri, nitel veriler de nicel verilerin doğruluğunu kontrol etmek amacıyla
- Nitel yöntem daha sonra nicel yöntemle sınanmak üzere hipotez geliştirilmesi amacıyla
- Nicel yöntem sonrasında nitel yöntemle kimlerle görüşüleceğinin belirlenmesi amacıyla
- İkisi yöntem sonucunda birbirleriyle ilişki olduğu ortaya çıkan değişkenlerin neden ilişkili olduğunu göstermek amacıyla
- Çalışılan sosyal grubun bütüncü bilgisini elde edebilmek amacıyla kullanılabilir.
Ünite5
Araştırma Konusunun Seçilmesi
- Ne hakkında bilgi toplanmasının belirlenmesi
- Araştırmanın uygulanabilir olmasına ve çok genel olmasına dikkat edilmeli
- Toplumsal sorunlar ve gündemdeki konular seçilir
- Konu geniş boyutlu olmasına dikkat edilir
- Özgün ve net olmasına dikkat edilmelidir.
Araştırma konusunun daraltılması ve araştırma probleminin oluşturulması
Cinsiyete, mekana, yaşa, toplumsal tabakalara dayanarak daraltılabilir. İlgilenilen zamanın çerçevesinin ne olduğu hangi mekanın tercih edildiği, kiminle ilgilendiği hangi yönüyle ilgilendiği amacının ne olduğu ilginin ne kadar soyut olduğu gibi temel sorular etrafında daralma e problemin oluşturulması sağlanabilir
Olgusal (gerçeklere ilişkin) sorular: Ampirik gerçeklere ilişkin sorulardır
Karşılaştırılalı sorular: Diğer toplumda da görülüp göremediğine ilişkin sorulardır
Teorik sorular: Olay ve olguların nedenlerini elde etmeye ilişkin sorulardır
Literatür Taraması
Araştırma problemi belirlenmeden önce bir ön hazırlık olarak literatür taraması yapılır. Seçilen konuyla yakından ilgili temel kaynaklara ulaşılır
Varsayım, Önerme ve Kavram
Varsayım (Sayıtlı)Sınamak üzere oluşturulmamış, doğru olduğu varsayılan önermeler, yargılar ve genellemelerdir.
Önerme: İki ya da daha çok kavram arasındaki ilişki hakkında yargı bildiren bir cümledir.
Kavram: İnsanların dünyayı anlamak ve diğer insanlarla iletişim kurmak amacıyla kullandıkları terimlerdir.
İşlemselleştirme Değişken ve Hipotez
İşlemleştirme: Kavramların ölçülebilir değişkenler haline getirilmesi sürecine işlemleştirme denir.
Değişken: Varlıklara göre farklı değerler alabilen özellik ya da durumdur. Yaş, cinsiyet, kilo, gelir gibi nicel ya da nitel olabilirler Nitel değişkenler nicele dönüştürülebilir.
Hipotez: (Denence)
- İki yada daha fazla değişken arasındaki ilişki hakkında, doğrulanabilecek ya da yanlışlana bilecek olan ifadedir.
- İncelediğimiz olgu hakkında sınanmak üzere bazı iddialarda bulunmaktır.
- Hipotez bir öneri değil iddiadır ve en önemli özelliği sınanabilir olmasıdır.
- Aynı yönde değişim olursa aralarında olumlu (pozitif) farklı olursa aralarında olumsuz (negatif) yönde ilişki söz konusudur.
Özellikleri:
- Sınanabilir olması
- Belirli değişkenler arası ilişkiyi konu aldığı için kapsamı sınırlıdır
- Araştırma için gerekli bilgi elde edildikten sonra kurulmalıdır.
- Mevcut bilgi ve genellemelerle çelişmemelidir.
- Doğrudan doğruya gözlemlenebilir olgular üzerinde durmalıdır.
- Doğru ve kısa terimlerle ifade edilmelidir.
Araştırmanın Kapsamının ve Sınırlılıklarının Belirlenmesi
Bir araştırmada bir sosyal olguyla ilgili her şeyin birden araştırılamayacağı bir toplumsal problemin bütün yönleriyle incelenemeyeceği unutulmamalıdır. Bu yüzden araştırmanın kapsamı ve sınırları daraltılabilir veya genişletilebilir.
Araştırmanın Amaçlarının İfade Edilmesi
Bir araştırmanın amacı, genel olarak araştırma probleminin çözülmesidir.
Araştırmanın amaçlarını belirlerken araştırma tipinin ve yönteminin ne olduğuna ve araştırmanın kapsamının sınırlandırılmış olmasına dikkat edilmelidir.
Ünite 6
Araştırma Tiplerinin Sınıflandırılması
Amaçlarına göre tipler
Keşfedici araştırma
Araştırmacının fazla bilgi sahibi olmadığı konuları incelemesidir.
Keşfedici araştırmanın amaçları
- araştırmacının konula ilgili merakını gidermek
- araştırılacak konu hakkında ön bilgi sağlamak, problemi tanımlamak için bilgi sağlamak
- Konuyla ilgili daha kapsamlı bir araştırmanın yapılıp yapılmadığını sınamak
- Veri toplama araçları geliştirmek
- Hipotezle başlamadıkları ve evreni temsil eden bir örnekleme sahip olamayacakları için nicel yöntemle yürütülmeye uygun değildirler.
Keşfedici araştırmanın yöntemi
- Araştırma problemi net olmadığı ve araştırmacının yapılandırılmış veri toplama araçları geliştirecek kadar bilgi sahibi olmadığı araştırmalar olduğu için nitel yöntemle yürütülürler.
- Literatür taraması
- Uzmanlara danışma
- Vaka keşfi teknikleri kullanılır.
Betimleyici Araştırmalar
İlgi duyulan konu yada etkinliklerin tasvirini yapmaktadır.
- Araştırma konusu hakkında genel bir bakış açısı kazanmak için ya da bir olgu ya da durumu derinlemesine bir şekilde anlamak için oldukça uygun bir araştırma tipidir.
- Keşfedici araştırmalar gibi kim ne ve neden gibi sorulara cevap ararlar
- Sistematik ve daha yapısaldırlar
- Araştırmacı tarafından etkileme söz konusu değildir
- Doğal haliyle gözlem ve betimlemeler yapılır
- Neden sonuç ilişkisi aramazlar
- Bazı temel istatistikler kullanırlar (frekans dağılımı, ortalama değer gibi )
- Örneklemin genel özelliklerini sıralarlar
Betimleyici araştırmalarda Yöntem:
Amacına ve problemine göre değişmekle birlikte ağırlıklı nitel olmak üzere nicel yöntemler de kullanılır. Betimlemenin yanında açıklama amacı da taşıyabilir
Örnek: Bir grup işçinin işe devamsızlık oranını ortaya koymaya çalışan ya da işten çıkarılan işçilerin duygularını betimlemeye çalışan bir araştırma, betimleyici bir araştırmadır.
Hipnoz Geliştirmeye Yönelik Araştırmalar
- Betimleyici araştırmanın özelliklerini taşır
- Az değişken içeren ve ölçümleri titiz olan araştırmalardır
- Araştırma problemi haline dönüştürmesi söz konusudur
- Belirli hipotezleri teste etmek yerine hipotez geliştirmeye yöneliktir
- Nitel yöntemin bütün özelliklerini taşıyan ve doküman incelenmesi, yaşam öyküsü, katılımcı gözlem, derinlemesine görüşme gibi nitel veri toplama tekniklerini kullanan araştırmalardır.
Açıklayıcı (Hipotez Sınamaya Yönelik) Araştırmalar
- Olgular arasındaki neden sonuç ilişkilerini ortaya koymaya çalışan ve nicel yöntemle yürütülen araştırmalardır.
- Açıklayıcı araştırmalar hipotezle başlar ve toplanan veriler istatistiksel yollarla analiz ederek araştırma hipotezi sınanır.
- Hipotez iki ya da daha fazla değişken arasındaki ilişki hakkında sınamak üzere oluşturulmuş olan bir ifadedir.
Zamana Yönelik Araştırma Tipleri
İkiye ayrılır
1- Kesitsel Araştırmalar: Araştırma konusunun bir kesiti, dilimi incelenir. Sadece bir noktaya yansıtan gözlemlere dayanan bir olgunun ya da örneklemin bilirli bir zamandaki halini gözlemleyici içeren araştırmalardır.
2- Boylamsal Araştırmalar: Araştırma konusunun gelişimini izleyen ve en az iki kere tekrarlanan araştırmalardır. Sosyal olguların birey ya da grupların yaşamları sürecinde nasıl geliştiklerini ya da değiştiklerini ortaya koymaya çalışan araştırmalar boylamsal araştırmalardır.
Eğilim (Zaman Serisi) Araştırmaları
Yapılan araştırmaların tekrarlanmasını içerir, ancak Birgi toplanan örneklem grubu açısından farklılık ögsterirler.
Örnek: 5 yılda bir yapılan nüfus sayımı
Panel Araştırma
Araştırmanın tekrarlandığı her seferinde aynı örneklemden, yani tam olarak aynı insanlardan veri toplama tekniğidir.
Örnek: Sigara kullanımının zararlarını, başlamadan önce başladıktan sonra ve bıraktıktan sonra takip etmek.
Kohort Araştırma
Kohort, belirli b ir dönem içinde belirli bir özelliğe sahip ( aynı yılda doğma, aynı işte çalışma, aynı bölgede oturma vb) olan kişilerin oluşturduğu gruba verilen addır.
Bir yada birden fazla kohortun belirli özelliklerini iki ya da daha fazla seferde ölçen araştırmalara kohort araştırmalar adı verirli.
Uygun araştırma yöntem ve Tekniklerinin Seçilmesi
- Araştırma tipinin başarılı bir şekilde seçilmesi araştırmanın amacının ve araştırma probleminin başarılı bir şekilde ifade edilmesine bağlıdır
- Araştırmanın amacı doğrultusunda nicel ve nitel veri toplama araçları birlikte kullanılabilir
- Araştırmacı araştırmanın amacını keşfetmeye mi betimlemeye mi açıklamaya mı yoksa hem betimleme hem de açıklamaya mı yönelik olduğuna karar vermelidir.
- Araştırmanın bir sosyal olgunun ya da durumun zamanda belirli bir noktaya ilişkin bilgisinin mi yani bir fotoğrafın mı yoksa olguya ya da duruma ilişkin değişimin mi ortaya konmaya çalışıldığının belirlenmesi de etkilidir.
- Araştırma için ayrılan mali, teknik ve insan kaynakları ve zaman da yöntemin belirlenmesinde etkilidir.
Ünite 7
Araştırma Evreni ve Örneklem
Araştırma probleminin cevaplanmasıyla ilgili olan bütün insanların oluşturduğu gruptur. Araştırmacının belirttiği konularla uyan grubun tamamıdır. Bütün evrenin araştırmaya dahil edilmesine tam sayı denir.
ÖRNEK: Nüfus sayımları
Örneklem Seçim teknikleri
Olasılığa Dayalı Örneklem Seçim teknikleri (Temsili)
Evrendeki herkesin eşit seçilme şansına sahip olduğu ve evrenin temsil edebilecek bir örneklemin seçilmesinin amaçlandığı tekniktir.
Basit Tesadüfü Örneklem Seçimi
- Eksiksiz bir örneklem çevresi oluşturulur
- Birden başlayarak her örneğe bir numara verilir
- Tesadüfi sayılar tablosundan örnekleme girecek vaka sayısı kadar sayı seçilir
- Tesadüfi seçilen sayılalar karşılık gelen vakalar örnekleme dahil edilir.
Not: Araştırma evrenin coğrafi olarak geniş alanlara yayılmış olduğu araştırmalar için uygun değildir
Sistem Örneklem Seçimi
- Öncelikle örneklem çerçevesi oluşturulur
- Evrendeki her birine numara belirlenir
- Örneklem aralığı belirlenir
- Kimden başlanacağına tesadüf sayılar tablosuna bakılarak saptanır
- Örneklem aralığı kadar aralıklarla tesadüfi sayılar seçilir Her sayı sadece bir kere seçilir. Yeterince örneklem seçilmeden tablo biterse yeni bir başlangıç noktası saptanır
- Önemli sınırlığı örneklem çerçevesinin aralıklarıdır.
Tabakalı (Katmanlı) Örneklem Seçimi
Örnekleme hatalarının azaltılıp daha yüksek bir temsil yeteneğine sahip örneklem oluşturmak için yapılır. Basit tesadüfi örnekleme oranla daha küçük bir grupla yapılır.
Örneklem seçilmeden önce evren belirli homojen alt gruplara (tabakalara) ayrılır ve örneklem bu tabakalardan seçilir.
Cinsiyet yaş sosyo-ekonomik düzey gibi ölçütler kullanılır.
Birden fazla tabaka kullanılabilir
Orantılı, orantısız olmak üzere ikiye ayrılır
1- Orantısız tabaka örneklem seçiminde her tabakadan seçilen örnek sayısı belirlenir ve tabakaların evren içindeki oranına bakılmaksızın eşit sayıda örnek seçilir. Ancak bunun temsil yeteneği düşük olur.
2- Orantılı tabakalı örneklemde ise her tabakadan o tabakanın evren indeki yeriyle orantılı örnek seçilir.
ÖRNEK ( 100 kişilik bir okulda %20’i kadın, gerisi erkekse 100 kişilik örneklem alındığında 2’si kadın 8’i erkek olur
Küme (çok aşamalı) Örneklem Seçimi
Bireylerin içinde yer aldıkları gruplar ya da kümeler, basit tesadüfi sistematik ya da tabakalı örnekleme yoluyla seçilir.
Olasılığa Dayalı Olmayan ( Yargısal) Örneklem Seçim Teknikleri
Araştırma sonuçlarının daha geniş bir evrene genellenmesinin amaçlanmadığı araştırmalarda kullanılır.
Örneklem seçim teknikleri
Gelişigüzel, kota, amaçsal ve teorik, güdümlü, kartopu, mekansal ve doyma örneklem seçim teknikleri kullanılır.
1- Gelişigüzel(tesadüfi) Örneklem Seçim Tekniği:
Hiçbir ölçü kullanılmadan örneklem seçilir
2- Kota Örneklem Seçim Tekniği: Hedeflenen evrenin özelliklerinin betimlemesiyle başlar, daha sonra örnekleme girecek olan birimde aranacak niteliklere konusunda kotalar (kontenjanlar) oluşturulur. Kota bağımlı değişken etkilediği düşünülen değişkenlerin temel kategorisi için oluşturulur. Pratik ve ekonomiktir.
ÖRNEK: Ankara Kızılay meydanının bir yerinde önünden geçen ilk 10 kadın ve ilk 10 erkekle görüşme yapmak
3- Amaçsal ( Monografik) ve Teorik Örneklem Seçim Tekniği
Amaçsal örnekleme tekniğinde araştırmacı kendi yargılarına ve evrenin özellikleri hakkındaki bilgiye dayanan araştırma amacına en uygun olduğunu düşündüğü birimleri örnekleme seçer.
Evreni temsil ettiğini düşündüğü bir alt grubu örneklem olarak seçer.
ÖRNEK: Türkiye’de ortalama kırsal özelliklerini taşıyan bir köyün seçilmesi
4- Güdümlü Örneklem Seçim Tekniği:
- Araştırmacının amaçları doğrultusunda evreni temsil eder bir örneklem yerine güdümlü bir alt grubu, yani evrenin bir -kesimini seçer.
- Amaçsal örneklemden farkı seçilen örneklemin evrenin tiplik bir örneği olduğunun kabul edilmemesidir.
5- Kartopu Örneklem Seçim Tekniği:
Bu teknik çok küçük bir gruptan başlayarak giderek artan sayıda örneğe ulaştığı için kartopu adını almıştır.
6- Mekansal Örneklem Seçim Tekniği:
Tamamlanmış bir evrenin söz konusu olmadığı durumlarda kullanılır. Katılımcılar ve alt grup üyeleri değişebilir.Evren hareketli durumdadır.
ÖRNEK: Bir protesto mitingine katılanlar
7- Doyma (Tam sayım) Örneklem Seçim Tekniği:
Evrendeki her birimin örnekleme katıldığı tekniktir.
Ünite 8 – Veri çözümleme, Yorumlama ve Raporlama
Niceliksel Verinin Çözümlenmesi ve Yorumlanması
Alanda toplanan veriler bir dizi işlemden geçer bu işlemin temeli kelimelerin önce sayılara dönüştürülmesi, daha sonra bu sayısal bir dizi matematiksel işlem yaparak elde edilen sonuçların tekrar kelimelere “tecrübe” edilmesine dayanır.
Sorulan sorulara verilen yanıt türleri kelimelerin sayıya dönüştürülürken miktar ve nitelik belirtmelerine yardımcı olur.
Farklı yanıt kategorileri olmakla birlikte iki ortak özelliği paylaşırlar
1- Karşılıklı dışlama: Örneklemde yer alan bir kategori ancak tek bir kategoride yer alabilir
2- Ortak kapsayıcılık: Yanıt kategorileri örneklem içinde yar alan herkesi bu kategoriye yerleştirir.
Yanıt kategorileri dört temel ölçeğin özelliğine göre düzenlenir.
- Nominal ölçek
- Ordinal ölçek
- Aralık ölçek
- Oranlı ölçek
Tek Değişkenin Betimlenmesi: (Frekans Dağılımı, Merkezi Eğilim, Değişkenlik (Dağılım) Ölçüleri ve yorumlanması)
- Tek Değişken betimlemesi : Her değişken için yanıt kategorilerinin ölçeklerine uygun istatistikler alınarak “tek değişken betimlemesi” yapılır.
- Nominal ve ordinal ölçekte ; yanıt kategorileri kullanan değişkenlerin betimlenmesi FREKANS DAĞILIMI kullanılarak yapılır.
- Aralık ve Oran Ölçeğinde ; yanıt kategorileri kullanan değişkenlerin betimlenmesinde ARİTMETİK ORTALAMA,MOD gibi MERKEZİ EĞİLİM ÖLÇÜMLERİyle, örneklem içindeki değişkenle ilgili homojen mi heterojen mi olduğunu gösteren STANDART SAPMA gibi DEĞİŞKENLİK DAĞILIM ÖLÇÜMLERİ kullanılır.
- Aralık ve oran ölçümlerinde : puanların dağılımının en alt ve en üst değerlerini veren minimum-maksimum değerler gösterilerek okuyucunun verinin dağılım hakkında fikir sahibi olması sağlanır.
- Nominal ve Ordinal Ölçekteki Değişkenlerin Betimlenmesi : frekasn dağılımı yorumları : yüzde sıralamasının büyükten küçüğe doğru yapılmasıdır.
- son cümle tablonun tamamını dikkate alarak durum yorumunu içerir.
Kayıp değer : cevaplayıcıların bazı sorulara yanıt vermedikleri yada ilgisiz yanıt verdikleri durumlarda veri kodlama sırasında sorunun yanıtı kayıp değer olarak yanıt kategorisinde kullanılmayan bir sayı ile (genellikle 99 sayısı verilir) temsil edilerek bilgisayara tanıtılır.
Geçerli yüzde : Verilerin yorumlanması sırasında kayıp değer dışında kalan yanıtlar üzerinden yüzde okuması yapılır. Örneğin 300 kişilik bir yanıtlayıcı grubundan 5 kişi yanıt vermemişse bu durumda yüzde okuması 295 kişinin verdiği geçerli yanıt sayısı üzerinden yapılır. Bu tür yüzdelere geçerli yüzde denir.
İki değişkene ilişkin frekans dağılımı: Çapraz Tablolar ve Yorumlanması :
Çapraz Tablolar : iki değişkenin yanıt kategorilerinin frekans ve yüzde dağılımını veren istatistiktir.
Yanıt Kategorilerinin nominal yada ordinal ölçeğin özelliğini taşıması gerekir.
Çapraz tablolarda 3 çeşit yüzde okuması vardır.
1-sütun yüzde okuması
2-sıra yüzde okuması
3-toplam yüzde okuması (sütun ve sıra yüzdesinden farklı olarak örneklemin iki değişkenle ilgili genel dağılımını gösterir. Bu nedenle nominal ölçekte olduğu gibi yüzde sıralaması büyükten küçüğe olur)
İki değişken arasındaki ilişkinin varlığını yönünü ve şiddetini gösteren istatistikler ve yorumlanması
Araştırma problemi en basit tanımıyla : araştırma hipotezinin soru formunda oluşturulmuş halidir. En az iki kavram yada değişken arasındaki ilişkiyi sorgular.
Bir araştırma hipotezinde iki değişken arasında önerilebilecek olan iki tür ilişki vardır.
1-Nedensel ilişki :
iki değişkenden birincisinde meydana gelen belli bir yöndeki değişimin ikinci değişkende bir değişime neden olması, yol açmasıdır.
Bağımsız değişken : etkiyi yaratan değişkene denir
Bağımlı değişken : etkilenen değişkene denir.
2-Karşılıklı Değişen İlişki :
iki değişkenin etkileşime girmesi sonucu her ikisinde de belli bir yönde değişim meydana gelmesidir.
Değişkenler arasında ilişkiler belirli bir yön gösterir.
Pozitif yön : olumlu yönde değişen ilişkiler
Negatif yön: olumsuz yönde değişen ilişkiler
Doğru orantılı ilişki: pozitif yön yada olumlu ilişkinin anlamı iki değişen arasında doğru orantılı bir ilişki olmasıdır.
Ters orantılı ilişki: negatif yön yada olumsuz ilişki anlamı ise iki değişken arasında biri artarken diğeri azalan ters orantılı bir ilişki gözlenmesidir.
İlişkinin şiddeti : iki değişken arasındaki pozitif yada negatif yöndeki ilişkide bağımsız değişkene bakarak bağımlı değişken üzerinde yapabileceğimiz tahminlerin ne derece güçlü olabileceğini anlatır. 0.00 ile 1.00 arasında değer alır.
İlişki yok 0.00 değeri ile gösterilir.
İlişki olumlu (pozitif) yönde ise : +1.00
İlişki olumsuz(negatif)yönde ise : -1.00 ile gösterilir.
Bizim burada yorumunu yapacağımız ilişki + yada – yönde 0.01 ile 0.99 arasında yer alan ilişki şiddetidir. Sosyal bilimciler tarafından kullanılan yöntem bu iki değer arasında kalan alanı 3 eşit parçaya ayırarak yorum yapmaktadır. Bu bölünme yazılı bir kural olmamakla birlikte eşit bölünme sağladığı için en çok kabul gören değerlendirme ölçütüdür.
Zayıf : bir ilişkinin şiddeti 0.01-0.30 arasında yer alıyorsa
Orta şiddette : bir ilişkinin şiddeti 0.31-0.70 arasında yer alıyorsa
Güçlü ilişki : bir ilişkinin şiddeti 0.71-0.99 arasında yer alıyorsa
İstatistikler
Kay kare: Her ikiside nominal ölçekte iki değişken arasındaki ilişkinin varlığını test etmek için
Lambda: Şiddetini ölçmek için eğer hipotezde önerilen ilişki türü karşılıklı değişen ilişki ise
Tau : Nedensel ilişki
Gamma: Şiddetini ölçmek için eğer hipotezde önerilen ilişki türü karşılıklı değişen ilişki ise
Somer’s D: Nedensel ilişki
Gamma ve somer’s d: İlişkinin yönü ve şiddeti hakkında bilgi verir.
Nitel verinin çözümlenmesi ve yorumlanması
1- Veri ayıklama süreci : alan çalışmasından elde edilen ve yazıya geçirilmiş çalışma sonuçlarının ve alan çalışması sırasında tutulan gözlem notlarının araştırma sorusuna, araştırmacının kuramsal yaklaşımına, veri toplamak için kullanılan sorulara ve örnekleme göre sınıflandırılmasını, yeniden düzenlenmesini ve ilgili olmayan verinin elenmesini içerir.
2- Verinin görsel olarak hazırlanması : ayıklanan verinin görsel olarak hazırlanmasıdır.çalışmanızda kullanacağınız kavramları en iyi yansıtan cümlelerin metin içinden seçilmesidir.
3- Sonuç çıkarma : görsel olarak hazırlanan veriden sonuç çıkarmadır. Sonuç çıkarma,araştırmacının benimsediği niteliksel yöntem kullanan kuramların çözümleme birimi ve çözümleme türlerine göre değişir.
Veri çözümleme çeşitleri
Niteliksel veride kullanılan başlıca çözümleme çeşitleri : içerik çözümlemesi,öykü çözümlemesi,konuşma çözümlemesi ve söylem çözümlemesidir.
1- İçerik çözümlenmesi: İçerik çözümlemesinde metin içindeki çözümleme birimlerinin sistematik olarak sayılması ve sınıflandırılmasından oluşur.
2- Öykü çözümlemesi: Hangi öykülerin nasıl anlatıldığını anlamaya çalışır
3- Konuşma çözümlemesi: Gündelik konuşmalarda insanların sosyal gerçekliği ve düzeni nasıl oluşturduğunu anlamaya çalışır
4- Söylem çözümlemesi: farklı disiplinler tarafından farklı biçimlerde tanımlanmaya ve uygulanmaya çalışılmakla birlikte en genel anlamıyla sosyal gerçekliğin tanımlayıcısı ve yaratıcısı olarak söylem ve dilin çözümlenmesidir.
Raporlama ve verilerin sunumu
Rapor yazımı Öncesi Dikkate Alınması Gereken Öğeler
1-Okuyucu Kitlesi : okuyucu kitlesini oluşturan temel gruplar :
2-Araştırmacının Amacı : Araştırmacılar farklı nedenlerden rapor yazarlar.
a- Mevcut kuramların ve kavramların doğrulanması yada genişletilmesine yönelik bilgilendirmedir.
b- Eski kuramların ve kavramların reddedilerek yerine alternatiflerin önerilmesidir.
c- Uygulayıcıları yada komuoyuna yönelik uygulanabilir,pratik bilgiler vermektir.
3- Araştırma Raporunun Formatı :
4-Yazım Tarzı :
5- Araştırma Raporunun İçerik Düzenlemesi
6- Etik Sorumluluk :
Rapor Yazımı: İçerik düzenleme ve verilerin sunumu
Başlık,Özet, Giriş, Yöntem, Bulgular, Tartışma ve Sonuç, Notlar (isteğe bağlı), kaynakça, ekler(isteğe bağlı)
Sedat Hutoğlu

Mart 21st, 2011 14:32
daha önceden sorulmuş sorulara nereden ulaşabilirim