Çocuklar Ölmesin Diyemeyen Türk Sanatçıları

Bu ülkenin sanatçıları, insanlığın ortak değerleri hakkında çıkıp bir cümle söyleyebilmeli. Mesela cem yılmaz ne olurdu bir iki cümle söylesen, beni bazen şaşırtıyor. Çocuklar ölmesin diye bir organizasyonda, Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Cem Yılmaz gibi insanlar mikrofona “çocuklar ölmesin” diye bir cümle söylemiyorlar.

Ekranlarımız çöp dolu, çöpten sanatçı. Bu çok utanç verici bir şey. Şu soruyu kendimize soralım. Ekranlarımızı açtığımız zaman veya şu televoleleri açtığımız zaman şu laflar geziniyor; diva , süper mega, büyük mega, en büyük sanatçı, süper star, imparator gibi bu tıp sıfatlar her gün ekranlarda dönüyor ama kardeşçe bir cümleyi söyleyecek vicdanda değiller. Bunu hepimiz düşünmeliyiz, ortalık kraldan, imparator, mega stardan geçmiyor ama Lüksemburg’u zor yeniyoruz yada bu koskoca ülkede bir atlet bulamıyoruz veya yurtdışında kültür olarak, edebiyat olarak bizi seslendirecek insan bulamıyoruz. Bunu hepimiz düşünelim. Dünya çapında bir yazar denilen Orhan Pamuk, nerde? Bu gün Irak’ta Lübnan’da dünya yıkıldı bütün insanlar ses verdi. Türkiye’de Milli Görüş Müslüman’ı, Türkiye Komünist Partisi, hepsi ayrım gayrım yapmadan kol kola girdiler. Bir çığlık yükselttiler, İsrail’i kınadılar, imzalar topladılar, yardımlar yaptılar. Türkiye el ele verdi ve ben hayranım bu komünistlerin çalışmasına, milli görüş, deniz feneri hepimiz el ele verdik ve Türk sanatçılarımıza hepimiz kardeşiz gibi evrensel bir cümle söyletmek istiyoruz ama bir araya gelmiyorlar. Gizleniyorlar bu günlerde, yarın savaşlar çıktığı zaman her hangi bir reklam şirketinin promosyon kokteyline katılırlar. Bu bizim sanatçı dediğimiz insanın kalitesini gösteriyor.

Sanatçı dediğimiz tüm dünyada her yerde aynı sanatçı. Tayland’da, Amerika’da insanlıkla uğraşılan bir şeydir. Siz insanlarla çalışıyorsunuz. Ben insanlarla çalışırım ama insanlar ölür beni ilgilendirmez, çocuklar ölür beni ilgilendirmez bunu diyemezsin böyle bir şey yok. Bu siyaset değildir ki, bu çorbamızı ilgilendiren, ayakkabımızı ilgilendiren, kardeşliğimizi ilgilendiren siyaset ötesi bir şeydir. Siyaset çok başka bir şeydir. Siyaset olsaydı Türkiye Komünist Partisiyle Milli Görüş mitingler yapar mıydı

Bakın Milli Görüş Trabzon teşkilatı, mitinginde şu cümleyi söyledi. Bizim bu topraklarda siyaset husumetimiz var, ama savaş başladı hepsini donduruyoruz. Bakın Ankara’da Doğu Perinçek mitinginde bu cümlelerle başladı. Bu topraklarda siyaseten sevmediğimiz insanlar var ama artık hep beraberiz çünkü düşman geliyor. Bir birimize sarılacağız. Bunu bütün televizyonlarda da söylediler. Tüm siyasi partiler bir araya geldi ve İsrail’e lanet ediyorlar, insanlık duruşu gösteriyorlar, ilerici, sağcı, gerici her türkü insan kol kola giriyor. İşte bir ülke bunlardan oluşur. Bir birimizi yakın siyasette sevmeyiz, bazen hakaret ederiz. Ama insanlığın infilak ettiği, çocukların öldüğü bir zamanda bir duruş gösteririz. İşte bu vicdan ortaklığı için hem de arkadaşlarımız olan insanlara, gelin bir kardeşiz diye bir cümle söyleyelim. Kim söylesin bunu. Boyacı mı söylesin, simitçi mi söylesin, meclis başkanı mı söylesin ve sanatçılarımız bu davete katılmıyorlar. Bu kepazeliğin ötesinde bir şeydir.

Bunlar gitsinler aynaya baksınlar. Bu ülkede mi yaşıyorlar, bu ülkenin evlatları mı. Özür dilerim ama bu işlerde saygın insanlardan bir tek Cem Yılmaz’a sitemim olacak buradan. Programlar yapıyor, işte yetmiş milyon, yüz milyon insan gidiyor para ödüyor ve güzelde para kazanıyor. Yani daha da kazansın, kültürle para kazanmak doğru bir şeydir. Ama samimiyetle bir şey söyleyeyim. Bizim burada yaptığımız programı burada yapmayalım, gidip kapalı spor salonunda yapalım veya sinema salonunda yapalım. Aynı programı yemiş, yüz defa tekrarlarız. Şimdi bizim aldığımız villalar veya yatlar onu geçerdi. Yani bir programı yüz kere tekrar etmiyoruz her gün ayrı bir şey söylüyoruz. Ama diyoruz ki biz bu işi yaparken az bir şey karnımızı doyuracak kadar para kazanalım. İnsan olmak diye bir şey var, ahlaklı olmak diye bir şey var, bunlara da dikkat edelim.

Son derece terbiyesiz buluyorum. İnsanlık ağlarken, insanlık öldürülürken bu ülkenin sanatçısı en azından nezaket sahibi olabilirdi. Mazeret gösterebilirlerdi, orda olmak isterdim ama gelemiyorum, vaktim yoktu diye bir cümleler kurabilirlerdi. Ama yok, böyle günlerde gizlenirler. Nerdeler? Orhan Pamuk nerde dünya yazarımız. Onu kuran kimse, yarın kış gelir, babayı alırlar yine kampanyalar başlar. Sen yazar mısın, insanlık yazarı mısın, dünya seni mi okuyor. Irak, Lübnan işte buyurun bir cümle söyleyin. Deyin ki İsrail yaptığın yakışı kalmıyor. Bizim gibi İsrail katil demezler, bunu beklemem. İsrail yaptığın doğru değil de. Diyemez, çünkü onu ortaya atan kurumlar, kendileri siyasi kullanırlar. Yani saygısız buluyorum. Bu gün bizlerle bu toprakta muhatap olan sanatçıların çoğunu halk seçmedi. Medya seçti, şans seçti, karambol seçti sonuçta bir sanatçı çöplüğü meydana geldi. Medya bunları döndürüp döndürüp duruyor. Bunlar tamamen medyanın kendisinin seçtiği sanatçılar değil çöptürler. Bunların vicdanı bir kalpleri olduğuna inanmakta zorlanıyorum. Varsa bir kalpleri çıksınlar bir cümle söylesinler. Burada Temmuzda Ağustos ta bu sıcakta yüzlerce insan Gazze ye koştuk. Lübnan sınırına koştuk ve koşacağızda. Ama insanlar bir iki dakikalarını vermiyorlar. Söyleyecekleri laf “Hepimiz kardeşiz, aynı gemide yaşıyoruz.” Çok mu şöhret oldular, yanlarına yaklaşılmıyor mu. Yirmi tane sekreterleri mi var? Sen kimsin? İşte ülken burası Türkiye ne yapıyorsun sen?

Nihat Genç

Yorum Yaz